Türkiye Ekonomisindeki Dengesizlik Düzeliyor Mu?

Türkiye Ekonomisindeki Dengesizlik Düzeliyor Mu?

Türkiye Ekonomisindeki Dengesizlik Düzeliyor Mu?

Türkiye ekonomik olarak istikrarsız bir süreçten geçtiyse de Ekim ayındaki olumlu gelişmeler piyasadaki dengesizliği önemli ölçüde azalttı. Bunlarda biri Türk Lirası’nın hızla değer kazanması. 1 doların 7 TL olduğu zamanlardan sadece birkaç ay geçmesine rağmen 6 Kasım günü dolar 5,40’ın altında kapattı ki bu oldukça iyi sayılabilecek bir ilerleme. Diğer yandan Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın açıkladığı dış ticaret verileri de umut verici görünüyor. Bu verilere göre Ekim ayında ihracatın ithalatı karşılama oranı %96,7. 2018 yılı Ekim ayında dış ticaret açığı 2017 Ekim’ine göre %92,8 düzeyinde azalarak 529 milyon dolara geriledi. Bunlar azımsanamayacak gelişmeler ancak gözden kaçmaması gerek büyük bir detay var: Ekim ayı Türkiye enflasyon verileri.

Ekim ayı Türkiye enflasyon rakamları açıklandı. Buna göre geçtiğimiz ay için Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) oranı %2,67 olarak belirlendi. Bu da demek oluyor ki ülkece satın alma gücümüz bu ay yaklaşık %3 oranında daha azaldı. Yıl bazında baktığımızda ise satın alma gücünde %25,5’lik bir düşüş görülmekte. Peki bir yandan paramız döviz karşısında değer kazanırken ve cari açığımız hiç olmadığı kadar gerilerken akla şu soru geliyor;

Nasıl olur da enflasyon oranlarında aynı olumlu havayı göremiyoruz?

Bu konuda cari açığın nasıl azaltıldığı problemine bakmamız gerekiyor. İhracatımızın  yıllık %10 civarında artış göstermesi oldukça önemli bir etkenken, ticari açığı daraltan etkenin aslında ihracattaki iyileşmeden değil ithalattaki azalmadan kaynaklandığını görmekte yarar var. Bu azalma Türkiye’de üretimin de tüketimin de gerilediğini gösteren en önemli unsur. Geçen sene Ekim ayına göre tüketim mallarındaki ithalat %50 azaldı. Çeşitli imalathanelerde kullanılan sermaye mallarının ithalatı %30 azaldı. Hal böyleyken varılan sonuç piyasanın artık üretecek mal almadığını gösteriyor, ki bu şu anki verilerin olumlu bir cari açık tablosu göstermesine karşın ilerde daha büyük problemlere yol açacağının habercisi.

Bu tutarsızlığın üstesinden gelmek için atılacak adımlardan en önemlisi vatandaştan gelen talebi zedelememek. Diğeri ise ihraç ettiğimiz ürünlerin katma değerini arttırmak. Yüksek teknolojili ürün ihracatımızı geliştirmek için çalışmalıyız.

Kısaca, dış ticaret açığındaki ve TL’nin değerindeki olumlu hava kısa vadede dengeleme sağlayarak piyasaya bir ferahlık verecektir. Yalnız uzun vadede sürdürülebilir bir gelişme sağlamak için bu ferahlığa aldanmadan farklı politikalar izlemekte yarar var.

Benzer Haberler

Bir Cevap Yazın